stockholmer

13.7.07

surpriz kahve molasi

az önce baklava david'ten e-posta geldi. yaz tatili sebebiyle aslinda yapilmayacak olan cuma partileri en azindan bugunluk geri gelmis. peter diye bir amca pasta, kek getirmeye talipmis. yeter ki cuma partileri ruhunu oldurmeyelim.

cuma gunu is

baklava david'in odasina girince sasirdim önce biraz, masasini yukseltmis gogus hizasina kadar, oyle ayakta calisiyor. gorseniz sanki bar masasi. sordum ne ayak david diye. cok fazla oturmayi sevmiyorum, ayakta calismak guzel dedi. baktim soyle birak bu ayaklari gobek diye. hemen biliyorsun bugun cuma zaten su dolabin altinda da hazine var: sarap, bira ve cerez. ilerleyen saatlerde ne olacagi belli olmaz diyerek lafi cevirdi ve gulmeye basladi. her sirkete lazim bu adamdan.

sonra konuyu yemege cevirdim ben. haftaya butun restoranlar kapali, nerden yemek yiyecegiz dedim. ben de bilmiyorum demez mi. baklava david bile bilmiyorsa muhtemelen yiyecek bir sey yoktur buralarda.
--
bu arada yeni bir departmanda daha calismaya basladim. is ile ilgili kucuk bir detay vermek gerekirse artik hem onboard, hem de wayside uzerine calisacagim. bu sayede ust katta yeni bir odam ve yeni bir laptop'um oldu. yeni odamin perdeleri de cok koyu, kapatinca pek bir romantik oluyor ortalik.

12.7.07

"ölu sezon" strikes back

ogle yemeklerini yedigim bir diger restoranin da onumuzdeki haftadan itibaren 3 hafta kapanacak oldugunu ogrenerek tekrar yasa boguldum. kapanmasinin sebebi musteri sayisinin azalmasi da olamaz cunku her oglen oturacak yer bulamiyorsunuz. sirf rahata alistiklarindan 1 ay dukkani kapatip, guneye iniyorlar. hayir o degil de, 2 gun sonra binecek otobus, metro bulamayacagiz bu gidisle.

türkiş girls

dun kahve otomatindan bir seyler alirken baklava david de oradaydi. ah, simdi turkiye'de olmak vardi dedi. plajlar, kumsal boyunca turk kizlari, ne guzeldir simdi, ustune de gercek kebap, oh mis diye devam etti. sen nargile de icersin simdi dedim. icmem mi ama meyveli olmayacak, bok gibi onlar afedersin, orjinal olsun dedi. seni anca tömbeki paklar dedim ben de. kahvelerimizi aldik, türkiş girls diye sayiklayarak gitti odasina. evet, bu konusma aynen boyle gelisti. iste bu yuzden seviyorum ben bu gobek adamini.

9.7.07

magnus mehmet, andreas ahmet

bizim ordaki mehmet, ahmet, mustafalarin yerini burda magnus, andreas, david ve mats aliyor. sadece bizim sirkette her birinden birer duzine var galiba.

flickr eylemlerimiz hiz kesmeden devam ediyor.

zenginin mali zugurtun cenesi

bizim takimda mats var, orta yasli. tatil oncesi herkes bunu konusuyordu: bir danismanlik sirketi varmis. ortaklariyla beraber gectigimiz gunlerde satmis. 20 milyon krona, sirketin durumu iyi giderse birkac yil icinde bundan da fazlasini kazanacaklarmis. bizim mats'a 6 milyondan fazla dusmus, nakit olarak. ytl bazinda dusunursek 1.2 milyon ytl (1.2 trilyon diyelim) ediyor. para beni bozmaz dese de bir haller oldu bizimkine. toplantilarda hep daha onemli islerim var benim diyor.

hafta hesabi

sirkette her sey hafta hesabi ile yapiliyor. 30. hafta tatile gidecegim, 31. hafta yeni release gelecek, 32. hafta su var bu var filan diye. ben de alisik degilim, her seferinde su anda hangi haftadayiz diye sorup duruyorum.

yaz gunu kapali ve yagmurlu bir pazartesi cekilmiyor, evet.

sokaktan kısa kısa

twitter'a beklerim

flickr

hepsine bakalım mı?

oldies but goldies